Malezya Hükümeti, tüm tepkilere rağmen eğitimcileri AKP zulmünün kucağına attı

Malezya Hükümeti, tüm uluslararası tepkilere rağmen AKP’nin zulmüne boyun eğerek, üç eğitimciyi Türkiye’ye teslim etti.

Büyük bir tepkiye neden olan Malezya Hükümeti’nin bu hareketi, nefretle karşılandı.Malezya Emniyet Genel Müdürü Halid Abu Bakar’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şu açıklama yer aldı:  Türk vatandaşları, Turgay Karaman, İhsan Aslan ve İsmet Özçelik, geçen gece Ankara’ya gönderildi:

 İşte sözkonusu paylaşım:

confirmed that Turkish Nationals; MTURGAY KARAMAN; IHSAN ASLAN and ISMET OZCELIK was deported back to Ankara last night.



Malezya Emniyet Genel Müdürü Halid Ebubekir, ulusal güvenliğe tehdit oluşturdukları iddiasıyla geçen hafta gözaltına alınan 3 Türk vatandaşının Türkiye’ye iade edildiğini açıkladı.Reuters’In haberine göre okul müdürü 43 yaşındaki Turgay Karaman, işadamı İhsan Aslan (39) ve akademisyen İsmet Özçelik(58), geçen hafta “ulusal güvenlik için tehlike” oluşturdukları iddiasıyla Malezya makamlarınca tutuklanmışlardı.
DÜN İADE EDİLDİLER
“New Straits Times” gazetesinde yer alan habere göre, Ebubekir, gözaltındaki 3 Türk vatandaşının dün gece Türkiye’ye iade edildiğini söyledi. Karaman ve Aslan 2 Mayıs, Özçelik de 5 Mayıs’ta gözaltına alınmıştı.
EŞİMDEN AÇIKLAMA
Türkiye’ye iade edilen kademisyen İsmet Özçelik eşi Hatice Özçelik Sosyal medya hesabından açıklama yaptı..Hiç bir delil gösterilmediğini belirten Hatice Özçelik, “Malezya da gözaltında olan eşim İSMET ÖZÇELİK hiç bir delil gösterilmeden Türkiye’ye teslim edildi.ALÇAKSIN MALEZYA!” dedi.
   KARAMAN, İKİ ÜLKE YETKİLİSİNİN  EN ÜST DÜZEYİNDE KABUL EDİLMİŞTİ

Malezya Hükümeti, olaya aydınlık getirmesi gerekirken,  Malezya Emniyet yetkilisi  Halid  Ebu Bakar, yıllardan beri legal olarak çalışan ve eğitim kurumlarında görev yapan mağdur eğitimcileri “terörist” eylemler suçlaması ile tutuklandıklarını açıkladı. Oysa yıllardır Malezya’da yaşayan  Turguy Karaman ve diğer arkadaşları hakkında en ufak bir şikayet yaşanmadığı gibi; gerek Türk gerekse Malezya Hükümet ve Devlet yetkilileri tarafından en üst seviye kabul edilmişlerdi. Malezya halkı ise yıllardan beri bu eğitim kurumlarında görev yapan Karaman’a çocuklarını teslim etmiş,  toplumda sevilen saygı duyulan örnek insanlardı. Evlerine, işyerlerine, ne Emniyet’ten, nede savcılıktan haklarında arama olduğuna dair veya buna benzer herhangi bir yazı da söz konusu değildi. Mağdur eğitimcilerin Avukatları bu hukuksuzluğa adeta isyan ederek basın mensuplarına şu açıklamayı yaptı; “ Suçlanan bir insanın önceden araması olur, savcılıktan bir evrak olur. Bize bugüne kadar böyle bir yazı veya bilgilendirme dahi gelmedi”  Yaklaşık bir hafta süren  ve  AKP iktidarıyla ilişkili olarak devam kaçırılma ve sorgulama işlemlerinden sonar Ankaraya gönderilen eğitimcilerin aileleri ise perişen bir şekilde ortada bırakıldılar.

 EĞİTİMCİLERİN KAÇIRILMA SÜRECİ KISACA ŞÖYLE GELİŞTİ:

15 yıldır Malezya’da yaşayan Turgay Karaman, 2 Mayis’ta belirsiz 5 kişi tarafından kaçırıldı. Olay, başkent Kuala Lumpur’daki Damansara Heights Wisma E&C ofis binasının otoparkında yaşandı. Yerel saatle 16.11’de yaşanan kaçırma olayı, binanın güvenlik kameralarınca saniye saniye kaydedildi. Bir avukat görüşmesi için kendi aracıyla binaya gelen Karaman’ın takip edildiği, arabasını park etmesinin hemen ardından kendisini takip eden aracın gelip karşısına durduğu ve bu araçtan inen 4 Malay’ın Türk eğitimciyi kelepçeleyerek arabaya bindirdikleri ve götürdükleri görülüyor. Bu olay, akıllara Ekim ayında Kuala Lumpur’dan mafyavari yöntemlerle kaçırılarak Türkiye’ye teslim edilen 2 eğitim gönüllüsünü akıllara getirdi.13 Ekim 2016 tarihinde Hizmet Hareketi’ne yakın iki Türk vatandaşı sokak ortasında kaçırılmıştı. Bunlardan biri Malaysian Turkish Chamber Of Commerce And Industry genel sekreteri Tamer Tıbık (43), diğeri de Time International School’un kurucularından Alettin Duman’dı (45). Her iki isim de ertesi gün THY uçağında Türk istihbaratçılara teslim edilmişti. Duman ve Tıbık, şu anda Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu durumda. 15 yıldır Malezya’da yaşayan Turgay Karaman’ın yerel saatle 16.30‘da Wisma E&C’deki bir avukatlık bürosunda randevusu vardı. Devam etmekte olan bir dava için Time İnternationl School öğretmenlerinden S.Ö., arkadaşları S.M., E.E. ve M.N. ile birlikte avukatla görüşeceklerdi.

TURGAY KARAMAN 15 YILDIR MALEZYA’DA YAŞIYOR

S.Ö. ve E.E. kendi arabalarıyla ayrı ayrı gelip 12. kattaki ofise çıktılar. E.E., Turgay Karaman’ın arabasının kendisinden biraz geride olduğunu ve binaya giriş yaptığını gördü. Ofise çıktıklarında kendisini aramalarına rağmen ulaşamadılar. Görüşme başladığı halde Karaman gelmeyince aramaya ve mesaj atmaya devam ettiler. Ancak cevap alamadılar.Toplantı bittikten sonra 4 arkadaş hemen B5 Otopark katına inip Karaman’ı araştırmaya başladı. Aracının orada park halinde olduğunu görünce şüpheleri arttı. Etrafa baktılar. Bulamayınca hemen binanın güvenlik görevlilerine gidip durumu anlattılar. Sonra hep beraber binanın CCTV kayıtlarını izlediler. Görüntülerde Turgay Karaman’ın, sivil kıyafetli 4 Malay tarafından kaçırıldığı net olarak görünüyordu.S.Ö. ve arkadaşları kamera kayıtlarını alarak hemen Damansara’daki polis merkezine gitti. Burada suç duyurusunda bulunup bir rapor tutturdular. Durumu Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerine de aksettirdiler. Fakat BM’den “Şu an için bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Avukatlarınız gerekeni yapacaktır” cevabını aldılar.

İKİNCİ BİR KAÇIRMA OLAYI DAHA ORTAYA ÇIKTI

S.Ö. ve arkadaşları polis merkezinden çıkmadan ikinci bir şok daha yaşadılar. Uzun süredir tanıdıkları Malezyalı bayan H.T. (Güvenlik endişesi nedeniyle ismi farklı harflerle kodlandı) de emniyete geldi. H.T., türk esnaf İhsan Arslan ile evliydi. Esnaf olan Arslan, aynı zamanda Hizmet Hareketi’ne yakınlığıyla bilinen Malaysian Turkish Chamber Of Commerce And Industry’nin üyelerinden biriydi. H.T., “Kocam kaçırıldı. Dün akşam 20.00’den beri kendisinden haber alamıyorum” dedi. O da suç duyurusunda bulundu ve tutanak tutturdu. Eşi, Arslan’dan en son Ministry of Defense’den sinyal aldığını bildirdi.Karaman ve Arslan’ı kimlerin kaçırdığı ve nereye götürdüğü bilinmiyor. Aileleri ve Hizmet Hareketi’ne yakın diğer Türkler tedirgin bir şekilde bekliyor. Diğer kaçırma olaylarıyla birlikte bu iki vaka da yaşanınca herkeste kaçırılma ve illegal bir şekilde Türk istihbaratına teslim edilme korkusu başlamıştı.

AİLELER PERİŞEN BİR ŞEKİLDE ORTADA BIRAKILDI:

Malezya hükümet yetikililerin olumlu adım atmasını bekleyen ailelerin gözyaşı arasında bırakıldılar. Bu arada Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Merkezi’nin Güney ve Doğu Asya ofisi, Malezya’da hukuksuz şekilde gözaltına alınan 3 Türkiye vatandaşı hakkında ‘ciddi endişeleri’ olduğunu Facebook ve Twitter adresinden yayınladığı bir metinle dile getirmişti. Merkezi Bangkok’ta bulunan ofisin direktörü Laurent Meillan, “Bu kişilerin Temmuz 2016’daki darbeyle suçlanan Gülen Hareketi’yle iddia edilen ilişkileri sebebiyle hedef alındığından endişe ediyoruz” dedi. Metinde, Ipoh’taki uluslararası okulun müdürü Turgay Karaman ve işadamı İhsan Aslan’ın ‘kimliği bilinmeyen kişiler’ tarafından 2 Mayıs 2017’de gözaltına alındığına dikkat çekilmişti.i. 4 Mayıs 2017’de Malezya’da bulunan üniversite yöneticisi İsmet Özçelik de benzer suçlamalarla gözaltına alındı. Özçelik, daha önce de oğluyla birlikte tutuklu kalmış, daha sonra Malezya yetkilileri tarafından serbest bırakılmıştı. Ekim 2016’da da iki Türk vatandaşı, Malezya’dan Türkiye’ye dönüş yolunda gözaltına alınmış ve Türkiye’deki makamlara tutuklanmak üzere gönderilmişti. BM yetkilisi Meillan, “Bu üç kişinin de aynı kaderi paylaşmasından çekiniyoruz” sözlerini yer verek; ‘üç kişinin adil bir şekilde yargılanması’ çağrısı yaptı ve ‘Türkiye’ye iade edilmeleri durumunda güvenlikleriyle ilgili endişelerin oluşacağını’ söyledi.

 ÇAVUŞOĞLU YAPILAN KAÇIRILMA OLAYINI ÜSTLENMİŞTİ:

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 14 Ekim 2016 tarihinde “Dün gece Malezya’dan 3 teröristi teslim aldık” açıklaması yapmıştı. 3 Türk vatandaşının suçlu olarak (extradiction) Türkiye’ye teslim edildiğini iddia etmişti. Kimlikleri bilinen iki Türk vatandaşının isimleri Alettin Duman (45) ve Tamer Tıbık’tı (43). 3. kişinin kim olduğu açıklanmadı. Halen kim olduğu ortaya çıkmış değil. Ancak olayın Çavuşoğlu’nun anlattığı gibi olmadığı ortaya çıkmıştı. Hadise, suçluyu ülkesine teslim etme (extradiction) veya ülkeden ihraç etme (deportation) şeklinde olmamıştı. Tamamen illegal yollarla cereyan etmişti. Çünkü 2 Türk vatandaşı kaçırıldıktan ve Türkiye’ye teslim edildikten sonra pasaportları ailelerinde kalmış ve o aileler bağımlı (dependent) vizeyle Malezya’da kalmaya devam etmişti. Kaçırılan 2 Türk ise Ankara’ya götürülüp Sincan Cezaevi’ne konmuştu. Mevlüt Çavuşoğlu’nun aynı konuşmada sarfettiği, “Geçen hafta Malezya Başbakanı’yla Tayland’da, Bangkok’ta görüştüğümüzde, Asya Diyalog Toplantısı’nda, 3 kişiyi vereceklerini söylediler. Ben de döndükten sonra Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, ilgili kurumlarımıza bilgi verdim. Karşılıklı temaslar sonucunda dün gece 3 kişiyi teslim ettiler.” şeklindeki sözler, olayın iki ülke hükümetinin anlaşması sonucu yaşandığını gözler önüne sermişti. Fakat bunun için mahkemeye ve hukuk kurallarına müracaat edilmemiş, illegal ve mafya usulüne göre hareket edilmişti. Asya İşbirliği Diyaloğu (ACD) 2. Liderler Zirvesi, 8-10 Ekim 2016 tarihleri arasında Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlenmişti.

 

Enes CanTweet metni