Avrupa İşkenceyi önleme Komitesi “CPT”  Türkiye’ye gidiyor

Avrupa İşkenceyi önleme Komitesi “CPT”  Türkiye’ye gidiyor

Avrupa Konseyi’ne bağlı Avrupa İşkenceyi önleme komitesi CPT, Türkiye’de son dönemlere hapishanelerde yaşanan işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele sebebiyle acil olarak Türkiye ziyareti yapmaya karar verdi. Kararı, AB ilerle raportörü Kati Piri verdi. Avrupa Konseyi genel sekreteri Jagland ise Uluslararası Af Örgütünün raporunu hatırlatarak, İşkenceyi önleme komitesine Türkiye ziyareti için çağrı yapmıştı.

Avrupa Konseyinin, işkence, insanlık dışı  ve onur kırıcı muameleleri önlemek için 47 üye devlet üzerinde denetleme ve ziyaret yetkisi bulunan kurumu CPT, tam adıyla  (Avrupa İşkencenin ve İnsanlık dışı veya Onur kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi) sınırsız denetim ve kontrol yetkisine sahip. Periyodik ziyaretlerin dışında, Türkiye’de olduğu gibi darbe sonrasında yaşanan, herhangi bir suçu tespit edilmemiş  masum insanlara yönelik tutuklama ve gözaltılar sonrasında, cezaevleri, resmi veya gayri resmi sorgu odalarında yaşanan onur kırıcı, insanlık dışı  muamele ve işkenceyi önlemek için izin alma gereği duymadan ziyaretler ve kontroller yapabiliyor.

Af Örgütü: Türkiye cezaevlerinden tecavüz, işkence ve insanlık dışı muamele var

Uluslararası Af Örgütü “Amnesty International’in, darbe girişimi sonrasında Türkiye cezaevlerinde işkence, hatta tecavüz vakalarının olduğunu rapor haline getirdi. Uluslararası kurum ve kuruluşlar bu rapor ve medyaya yansıyan haberlerin ardından harekete geçti. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren kurumların yetkilileri işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele konusunda uyarılarda bulundu. Resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara’da bulunan AB-Türkiye raportörü Kati Piri Türkiye-AB müzakerelerini değerlendirirken, hükümet yetkililerinden aldığı bilgiye dayanarak, 29 Ağustos’ta İşkenceyi önleme komitesinin Türkiye ziyareti duyurdu ve bu ziyaretin gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyetini dile getirdi.

Avrupa İnsan Hakları Komiserinden hukukun üstünlüğü vurgusu

Avrupa İnsan Hakları Komiseri Nils Muižnieks ise darbe girişimi sonrasından alınan OHAL kararının yeni mağduriyetler oluşturmaması için Türkiye’ye uyarılarda bulundu. Hukukun üstünlüğü ve adil yargılama vurgusu yapan Muižnieks tasfiyeler, kayyımlar ve uzaklaştırmalar konusunda ayrıca uyarılarda bulundu.Jagland, idam cezası ve cezaevlerindeki işkence için çağrı yaptı

Avrupa konseyi genel sekreteri Thobjorn Jagland ise darbe girişimi sonrasında yaptığı  Türkiye’ye ziyareti sırasında Avrupa işkenceyi önleme komitesinin Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmesini talep etmişti. Uluslararası AF örgütünün Türkiye’de işkenceye yönelik raporlarını hatırlatan Jagland Avrupa işkenceyi önleme komitesi CPT’yi Türkiye’ye ziyaret noktasında tavsiyede bulundu.Jagland, İdam cezasının AİHS tarafından kesin dille reddedildiğini söylerken  cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe girişimi sonrası Yenikapı mitinginde milyonlarca insanın önünde dile getirdiği idam çağrısına tepki göstererek siyasi liderlerin Avrupa İnsan hakları sözleşmesini savunmaları gerektiğini söyledi. Türkiye’nin de Konseyin üyesi olarak açıkça idam cezasının reddettiğine vurgu yaptı.

OHAL masumları etkilememeli

Jagland 30 gün süreli OHAL kararının insan hakları mahkemesi tarafından uyumlu olabileceğini söylerken, asıl tehlikenin ise  binlerce masum insanın yanlış tasfiyelerinin görülmesi gerektiğini söyledi.CPT’nin tam olarak fonksiyonu nedir

“Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi””(AİÖK) olan kurum Avrupa Konseyine üye devletlerin, gözetim yerleri, ceza ve ıslahevleri, polis karakolları, yabancı uyruklu mültecilerin tutulduğu merkezler ve psikiyatri hastaneleri, sosyal bakımevlerine sınırsız erişim ve buralarda herhangi bir kısıtlamaya tabi olmaksızın dolaşma hakları vardır. Özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilerle özel görüşme yapabilirler ve bilgi verebilecek konumda olan herkesle serbestçe iletişim kurabilirler. Avrupa konseyi bünyesinde uluslararası bağımsız hukukçu, tıp doktorları, cezaevi ve emniyet kuvvetleri konularında uzman denetçilerden oluşan kurum Avrupa konseyine üye 47 devletin imzaladığı anlaşma çerçevesinde hareket eder. Üye devletlere periyodik ziyaretler (genelde 4 yılda bir) yaptığı gibi gerekli gördüğü acil durumlarda hükümetlerden izin almadan cezaevlerini ve karakolları, mülteci kamplarını denetleme yetkisine sahiptir. Bu ziyaretlerde sınırsız erişim hakkına sahip olduğu gibi ziyaretlerini önceden haber vermeden yapabilir, özgürlükleri kısıtlanmış kişilerle özel görümeler yapabilir.

Komite kurulduğu 1989 yılından bu yana

Cezaevlerine1100

Karakollara 2500

Mülteci merkezlerine 350

Sosyal merkezlere 400 ziyaret yaparak 300’den fazla rapor yayınladı.

Komitenin en fazla üzerinde durduğu konulardan birisi de, işkenceye yapanların cezasız kalmaması, bu  konusunda detaylı incelemeler yapıyor.